Babette’nin Şöleni

 

Bugüne kadar izlediğim yemek konulu filmlerden çok farklı  bir film izledim.Gerçekten şölen tadındaydı.İzlerken her anını merak ettim diyebilirim. Fazla ilgimi çekti,tuhaf olan ise başlangıçta yemek konulu bir film olacağı izlenimini bile vermiyor çünkü gayet masalsı bir anlatımla kıyı kasabasında dindar ailenin güzeller güzeli iki kız kardeşin ve babalarının dini ayinlerinin yer aldığı sahnelerle dolu.Martine (adını Martin Luther’den alan) ve Philippa (adını Luther’in biyografisini yazan Philip Melanchthon’dan alan)  tüm hayatlarını insanlığa hizmet ederek ve dini değerlerden asla vazgeçmeden devam ettirirler.19. yüzyıl Danimarkasında hayatta başarılı olmak için merhamet ve dua yoluyla Tanrıya hizmet etmek, dünya zevklerinden mümkün olduğunca uzak durmak gerekmektedir.Filmin ilk bölümleri bu düşünce şekliyle devam ediyor.Uzun süre devam ettiği için bazıları tarafından sıkıcı bulunabilir yalnız ben baştan sona her sahneden keyif aldım.

600full-babette's-feast-screenshot

Film sayesinde Fransız mutfağına ilgim artmış oldu böylelikle:) Fransız mutfağının ününü bilip de ilgilenmemek … Şöyle de bir gerçek var ki tüm dünya mutfaklarına ilgi duymakla alakalı ,şimdiye kadar benim pek bir merakım olmaması nedeniyle izlerken çok farklı buldum.

babettesalad

babette2

babettes_feast2

Kısaca filmin konusu şöyle: Paris’te Café Anglais adlı büyük bir restoranın tanınmış mutfak şefi Babette, 1871 yılında politik nedenlerden dolayı Fransa’dan kaçarak Danimarka’ya sığınır. Küçük bir  kıyı kasabasında yaşayan bu din adamının iki kızına hizmetçilik yaparak hayatını sürdürür. Soğuk kasabada  malzeme kıt, yemekler basit ve lezzetsizdir. Babette’nın gelmesiyle herşey bir anda değişiverir.Kıt malzemelerden eşsiz lezzetler çıkmaya başlar ki izlerken sıradan bir çorbanın bile lezzetinin yüzlerdeki ifadesini göreceksiniz. Bu arada Babette her yıl Paris’teki çok yakın dostuna  piyango bileti almasını söyler ve yıllar sonra şans kapıyı çalar, büyük ikramiyeyi kazanır.Tüm parasını, bir gece 12 kişi için hazırladığı büyük ziyafete harcayarak, Fransız mutfağının tüm inceliklerini taşıyan muhteşem bir şölen hazırlar.

Babette_1001153a.jpg

Her türlü gösterişi ,özentiyi günah sayan önyargılı insanların yemeğe gösterdikleri direnişin ardından, yemekleri tattıktan sonra yüzlerindeki mutluluk görülmeye değer.Hiçbir şekilde  yemek hakkında yorum yapmamaya direnmeleri, birbirlerine söz vermeleri hatta generalin yemek hakkında müthiş yorumlar yapması karşısında konuyu değiştirmeleri izlerken bende de bir tebessüm oluşturdu. Babette’nin yemek hazırlarken adeta aşk yaşadığı da doğrudur.İşini aşk ile yapmak dedikleri bu olsa gerek. Her bir yemeğin zarif tabaklarda özenerek hazırlanması ,sunumun ve görselliğin ön planda olması ve özellikle her yemeğe uygun farklı şarap ikram edilmesi tamamen filme odaklanmama sebep oldu.Kendi kendime özenin ve sunumun böylesi dedim:)

bb

Babette's Feast

izlerken pek bir keyif aldım. Gabriel Axel’in yönettiği Stephane Audran’ın ( Babette Hersant) başrol oynadığı ,birçok ödülü de silip süpüren  şölende sizde yer alın derim:)

 

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s