KUZGUNCAK’TA BİR PAZAR

DSC_0481[1].JPGİstanbul’un birbirinden güzel yerleri arasında Kuzguncuk hep fazla ilgimi çekmiştir.Belki de metropol görüntüsünden uzak,geçmiş yılların samimiyetini ve sıcaklığını yansıttığı içindir bu ilgim.

İnsanlar gibi mekanların da kendine has karakterlerinin olduğuna inanlardanım.Kuzguncuk bu açıklamada samimi,içten ve nostaljikti benim için. Kuzguncuk’un güzelliği birçok yazar , şair ve sanatçıya da esin kaynağı olmuştur.Buket Uzuner’in “Kumral Ada,Mavi Tuna ” kitabındaki Tuna ,Aras ve Ada’yı Kuzguncuk’ta tanımam,Can Yücel’in uzun yıllar Kuzguncuk’ta yaşaması belki de bazılarında  derin izler bırakan ,her bir satırıyla etkilediği şiirlerini yine  burada yazması aşinalığımı arttırmıştır.Perihan Abla ,Ekmek Teknesi gibi sıcacık dizilerin mekanı da şüphesiz aynı yer.

DSC_0486[1].JPG

Kuzguncuk’a ilk defa gittiğimden her bir ayrıntıyı değerlendirmek istedim.Bir yandan etrafın güzelliklerini keşfedip,bir yandan da gördüğüm güzellikleri kadrajıma sığdırıp ölümsüzüleştirmek çabası içindeydim.Günlerden pazardı,aylardan eylül ve güneşin henüz İstanbul’u terketmediği şahane bir gündü.

 

Kuzguncuk sokaklarında yürümek biraz samimiyete karışmak,biraz mutluluğa ulaşmak ve biraz da eskinin özlemine kavuşmak gibiydi.Yürüyerek semtin keyfini çıkarırken kitaplara ilgim nedeniyle Nail Kitabevi’inde soluklanmak geziyi daha da keyifli hale getirdi.Biraz daha ilerlediğinizde Kuzguncuk Bostanıyla karşılaşmanız yüzünüzde tebessüm oluşmasına sebeptir belki de.Bostan’da küçük bir yeşillik molasından sonra eski evlerin güzelliğine ve büyüsüne kapılarak dolaşmanız an meselesi.Eski evlere dayanamayan ben bu eşsiz fırsatı kaçırmayacaktı tabii ki.Elimden geldiğince eski evleri fotoğrafladım derin bir mutlulukla.

DSC_0519[1].JPG

 

 

 

DSC_0484[1].JPG

Kuzguncuk din açısından da etkileyen semtlerden.Ezan,çan,hazan seslerinin birbirine karıştığı ve tüm seslerin huzurla yayıldığı bir ortam. Kuzguncuk’ta biri Ermeni ,biri Rum kilisesi olmak üzere iki kilise,bir cami bir de havra vardır.Farklı inançlara sahip insanların yıllardır birarada sevgi ve hoşgörüyle yaşadıklarına tanıklık ederken Kuzguncuk gezimize hemen yanı başındaki Fethi Paşa Korusu’na uğrayarak devam ettik.Korunun tepe noktasında boğazın büyüleyici manzarasını çam kokularıyla huzura karışarak izlemek eşsiz deneyimlerimden bir tanesiydi.

 

 

Tüm bu güzelliklerin ardından sahile inip  deniz kokusunu içine çektiğiniz    Çınaraltı’nda çaylarınızı yudumlayıp karşı kıyılara dalıp giderken gezi son bulur.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s