Saraybosna ‘da Gezilecek Yerler

1.Başçarşı:Saraybosna ‘nın kalbi niteliğindedir. İsa Bey’ in isteği üzerine 16.yüzyılda kurulmuş olan Osmanlı çarşısıdır. Başçarşı sokaklarında yürüdüğünüzde Türkçe isimlere rastlamanız mümkün. Saraybosna’ya özgü hediyelik eşyaların yer aldığı geleneksel nitelikteki lezzetli yemeklerin sunulduğu restaurantlar, bakırcıları, Boşnak kahvesini yudumlayacağınız kahvehaneler, üzerinde “Türk çayı” yazısını bulacağınız çay evleri ile tipik Anadolu şehrinde keşfe çıktığınızı hissedebilirsiniz. Ticaretin gelişmesiyle Gazi Hüsrev Bey ;camiler, hanlar, hamamlar yaptırarak katkıda bulunmuştur. Başçarşı böylece dönemin en büyük ticaret merkezi haline gelmiştir. Şu an aslını koruyarak işlevine devam eden Başçarşı Saraybosna ‘nın olmazsa olmazlarından.

2.Milli Kütüphane (Vijecnica Kütüphanesi): Bosna Hersek ‘in hafızası olarak biliniyordu. Nedeni ise, Osmanlı idaresinde 400 yıl kaldıktan sonra 1878 yılında Berlin Kongresi’ yle Avusturya Macaristan İmparatorluğu hakimiyetine giren Saraybosna ‘da 1892 – 1896 yıllarında şehrin merkezinde Endülüs mimarisiyle inşa edilen kütüphane içinde Bosna Hersek’ de yaşayan Boşnak, Sırp, Hırvat ve Yahudilere ait el yazması, yaklaşık 6 milyon kitap, önemli eser ve arşiv belgelerini bulundurıyordu.

Kütüphanenin mimarisi o kadar etkileyici ki herhangi bir bilginiz olmasa bile böyle bir mimari karşısında merakınızı gizleyemiyorsunuz.

Kütüphane 25 Ağustos 1992 tarihinde Saraybosna ‘yı kuşatan Sırp topçu ateşi sonucu çıkan yangında büyük zarar gördü. 3 gün boyunca devam eden yangında 155 bini el yazması, ülkenin ulusal arşivlerinin de içinde bulunduğu 2 milyondan fazla eserin yanarak yok olduğu bilinmektedir.

Günümüzde kütüphane olmasının yanı sıra sergi ve konser merkezi olarak da hizmet vermektedir. İçini gezme fırsatı bulduğum bu kütüphanenin dış cephesi kadar iç mimarisi de çok etkileyici. Saraybosna ‘nın sembol yapılarından bir tanesini ziyaret etmek güzel bir an olarak hatırlanacak. Yalnız giriş ücretli. Bu bilgiyi de paylaşarak bir diğer gezilecek yere geçeyim.

Giriş ücreti :8 KM

3.Sebil:Saraybosna ‘ya ilk vardığımda hüznü çağrıştırıyor demiştim. Yaşanan onca acıdan sonra şehrin üzerine bir dinginlik çökmüştü sanki. Telaşa yer olmadan her bir hareketini ağırdan alıyor gibiydi. Neredeyse tüm sokaklarını yürüyerek dolaştığım Saraybosna’ nın capcanlı bir yerinde uzun bir süre durdum. Burası tam da Başçarşı Sebil ‘in olduğu yerdi. San Marco Meydanın’ da gördüğüm güvercin topluluğunu ve cıvıltısını yeniden Saraybosna ‘da bulmuştum. Koşuşturma, insan telaşı ve güvercinlerin güzelliği hepsinin biraraya geldiği tek nokta Sebil’ in olduğu yerdi. Harika bir andı.

Sebil, Bosna Sancak Bey ‘i İsa Bey tarafından yaptırılmış, Gazi Hüsrev tarafından genişletilmiş ve son olarak 1753 yılında Vali Hacı Mehmet Paşa tarafından yaptırılarak Başçarşı’ nın başlangıcı satılacak yerde konumlanmış Osmanlı tarzı ahşap bir çeşmedir.

Sebil ‘in hem sabahın erken saatinde hem de havanın karsrmasıyla birlikte harika bir görüntüye sahip olduğunu belirtmeden geçemeyeceğim. Sabahın çok çok erken blr saatinde bir cafede (şimdi adını hatırlayamadım) üşenmeyip o saatte uyanıp aheste aheste kahvelerini yudumlayan Saraybosna halkına hayretler içinde bakakaldığımı hiç unutamam sanırım. Sebil ‘in çok yakınındaki bu şirin cafede bir kaç dakika sonra Boşnak teyzelerle koyu bir sohbete dalıp, Sebil’ in etrafındaki güvercinleri gülümseyerek izleyip huzur bulduğumu hatırlıyorum.

4.Kutsal Kalp Katedrali :Saraybosna ‘nın en büyük Hristiyan mabedidir. Katedralin önünde bulunan 2.Jean Paul heykeli bu mabedin Hristiyanlarca önemini göz önüne serer. Avrupa tarzı mimarinin en güzel örneklerinden biri olan Katedral Paris’ teki Notre Dame Katedrali den esinlenerek 1889 yılında yapılmıştır. Katedral’e girmeden önce yerlerde göreceğiniz Saraybosna gülleri de ilgi çeker. Saraybosna gülleri, Bosna Savaşı’nda(1992-1995) Saraybosna’ ya atılan havan topları nedeniyle insanların hayatlarını kaybettiği yerlerde top mermilerinin bıraktığı izlere verilen isim.

5.Latin Köprüsü :Saraybosna ‘nın dünya tarihinde çok önemli bir yeri var. Sırp milliyetçisi Gavrilo Princip Avusturya tahtını varisi Franz Ferdinand’ ı 1914 ‘te kemerli bir taş köprünün kuzey ucunda gerçekleşen suikast sonucu öldürdü. Bölgenin kaderini değiştirdi. Bu köprü bugün Latin Köprüsü olarak anılıyor. Milyatska Nehri üzerindeki tarihi Osmanlı köprülerinden biri olan Latin köprüsü kimi zaman Frenk köprüsü kimi zaman Bosnalı Sırp suikastçiye atfen Yugoslavya döneminde Gavrilo Princip köprüsü olarak adlandırıldı. Sol kıyıdaki Katolik yerleşkesi nedeniyle Osmanlı döneminde “Frenkluk” ya da “Latinluk” olarak bilinen bölge, Latin Köprüsü ‘ne de adını verdi. Bölge Saraybosna’ ya yerleşen Dubrovnikli Katolik ustaların yaşadığı yer olması nedeniyle bu şekilde isimlendirilmiştir.

6.Sönmeyen Ateş Anıtı : Bosna Hersek ‘teki İkinci Dünya Savaşı’ nın askeri ve sivil kurbanlarının anıtıdır. Anıt, 6 Nisan 1946 ‘da Saraybosna’nın dört yıl süren Nazi Almanya’ sı ve faşist Hırvatistan ‘nın bağımsız devleti tarafından işgalinden kurtulmasının ilk yıldönümü olarak yapıldı.

Sönmeyen Ateş Anıtı ‘nı hem gündüz hem de gece fotoğrafladım. Gerçekten Saraybosna’ da attığınız her adımda anlamlı ve hikayesi olan bir şeylere rastlıyorsunuz.

Anıt üzerinde kısaca şu ifadelere yer veriliyor: “Cesareti ve birlikte dökülen kanlarıyla, Bosnalı, Hersekli, Hırvat, Karadağlı ve Sırp tugaylardan oluşan Yugoslavya Ulusal Ordusu: Müslüman, Sırp ve Hırvat vatanseverler ile 6 Nisan 1945’te Bosna Hersek Cumhuriyeti’ni kurtardı. Bu zafer için canını feda edenlere, sonsuz şükran ve minnetle…

7.Saat Kulesi :Saraybosna ‘da bir diğer sembol niteliğinde olan yapı Saat Kulesi’ dir.

Saat Kulesi 15..yüzyıl sonu ile 16.yüzyıl başlarında yapılmıştır. 1697 ve 1831’de iki defa hasar görmüştür, 1834 ‘de tamir edilmiştir. 1875’ lerde saat kulesinin üst kısmı yenilenmiş ve İngiliz yapımı bir saat takılmıştır.

8.Ferhadiye Caddesi :Başçarşı ile Sönmeyen Ateş Anıtı arasındaki cadde gerçekten görülmeye değer. Trafiğe kapalı olması sebebiyle rahatça yürüyüp fotoğraf çekebilirsiniz fakat haftasonları biraz kalabalık olabiliyor. Yol üzerinde Avusturya – Macaristan İmparatorluğu döneminden kalma birçok bina yer alıyor. Kurtuluş meydanına yetiştiğimde satranç oynandığını görmek şaşırtıcı olsa da çok hoşuma gitti. Cadde üzerinde birçok mağaza ve cafe de mevcut.

9.Morica Han:1551 yılında Osmanlı döneminde inşaa edilmiştir.

Hanın kapısından girdiğim anda farklı bir atmosfere kağıldığımı hissettim. Önce etrafıma dikkatlice baktım, sonra bol bol gördüklerimi fotoğrafladım. Kilimler, halılar, otantik hediyelik eşyalarla Binbir Gece Masalları ‘nın içine düşmüş gibiydim. Güzeldi ve gülümsetti. Saraybosna ziyaretinizde Morico Han’ a uğrayıp kahve içmeden dönmeyin.

10.Ferhadije Camii (Ferhad Paşa Camii): Ferhadiye Caddesi ‘nde yürüyüş yaparken aniden karşınıza çıkıveriyor ki Saraybosna’ da çok önemli yapıların birbirine yakın olması şehri kolayca dolaşmanızı sağlıyor. Ferhat Paşa Camii de bu çok önemli yapılardan. 16. yüzyıl Osmanlı İslam mimarisine sahip cami, Bosna sancak beyi Ferhad Paşa tarafından yaptırılmış. Diğer birçok yer gibi burası da savaştan zarar görmüştür.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s